Blog nedir? . . . Kendine blog oluştur ;)
info |

gercek ve ilginç olumler

Bir isçi 600 tonluk press makinesinin, arasindan emeklemek suretiyle geçerek, ucundaki 2450 santigratlik firinda sigarasini yakmaya çalisti. Mekani Cennet olsun...
Kurtarmaya gelen ambulans yerde yatan yaralinin suratina park etti. Yaralinin topragi bol olsun...
Berberin rahatlatma amaciyla müsterisinin boynunu aniden saga sola çevirmesi sonucunda, müsteri boyun kirilmasi ile bayag bir rahatladi.. Allah rahmet eylesin...
Kafasinda mermer kirdirmaya çalisan medyatik bir karateci travma sonucu öldü.
Midesine kaçan sinegi öldürmek amaciyla agzina sinek ilaci sikti... Allah kalanlara akil fikir versin...
Bir arabaya 11 kisi binip viyaduge uçmak süretiyle 11 kisi Allah in rahmetine kavustu...
Katda olmayan asansöre binmeye çalisan adam bosluga düstü. Basimiz sagolsun...
Balkona 50 kisi çiktilar ve sonuçta balkon çöktü. Böylece toplu ölüm gerçeklesti...
Ormanda zehirli mantarlari mangalda bir güzel közleyip afiyetle yiyen aile bir daha evine dönemedi.
Yatagindaki tahtakurusu ve bilumum hasarati öldürmek için yatagini ilaçladi ve aradan iki, üç dakika geçmeden ayni yatakta derin bir uykuya daldi. Sabahi getiremedi...
Elektrik diregine yaslanip ayakkabisina kaçan tasi çikartmak için ayagini silkeleyen adam, o sirada yoldan geçmekte olan yardimsever bir laz vatandasin elektrik çarptigini sanmasi üzerine, kafasina kürek, kalas vb sert cisimlerle vurularak vefat etti.
Adam, yolda mutlu mesut yürürken kafasina balkon düstü. Topragi bol olsun, iyi adamdi...
Adam, para çekmek amaciyla girdigi bankamatik gisesinde elektrik çarpmasi sonucu öldü..
Trafik kazasindan yarali olan adam, kurtarildi. Gayet saglikli bir sekilde olayi atlatan adam ambulansci amcanin yav sen bin hele film falan çekelim demesi üzerine hastaneye gitmeye ikna edildi. Adam yolda ambulansin kaza yapmasi sonucu öldü. (Ambulansci amca hala sag)
Adam çok sikismisti. Ihtiyacini bir yerde gidermesi gerekiyordu. Müsait bir yerde pozisyon aldi ve icraata basladi. Nereden bilebilirdi ki isedigi yerde elektirik tellerinin oldugunu...
Nüfus sayimi nedeniyle bom bos olan otoyolda bir sayim görevlisi bariyerlere çarpti ve vefat etti...
Ayni isyerinde biri gündüz bir gece vardiyasinda olmak üzere çalismakta olan baba, oguldan; biri mobylette motor ile ise gitmekte digeri ise bir baska mobilette ile eve dönmekte iken, yol üzerindeki sert bir virajda karsilastilar ve birbirlerine selam vermek isterken çarpisip beraberce Hakk in rahmetine kavustular...
Sarhos bir sekilde tem otoyolunda seyreden bir araçtaki bes kisi; radyoda çalmaya baslayan oynak bir sarki üzerine araci saga çekdiler ve tem de göbek atmaya basladilar. Sonucuna katlandilar tabii. Isin ilginç yani ise bu 5 kisiden 5 ininde ölmesi ve besine de ayri ayri araçlarin çarpmis olmasi...
Giris katin bir kat altinda olan ve Üstü ahir olarak kullanilan köy kahvesinde okey oynayanlar, üstlerine, katin çökmesi sonucu inek,öküz vb. büyükbas hayvanlarin düsmesi ile köy mezarligindaki anahtar teslim çukurlarina yerlestiler...
Eskiden anlatilan bir lunapark vakasi: Parkin 2 kafadar gece bekçisi, park kapandiktan sonra, dönen salincaklara binmeye karar vermisler. Yönetici kabinine girmisler aleti çalistirmislar. Makinenin isinmasi için 1 dakika kadar süre gerekiyor tabii. Salincaklara bir güzel kurulmuslar. 1 dakikalik süre geçmis alet çalismaya baslamis. Ama 2 kafadar seans süresini ayarlamayi unutunca, bütün gece kusarak Hakk in rahmetine kavusmuslar...

tarihteki vampirler

Vampirler ne zaman başladı? Diğer bir çok efsane gibi başlangıç tarihi tam olarak bilinmiyor;ama vampir hikayesinin kanıtı Mezopotamya’daki Tigris (Dicle) ve Euphrates (Fırat) nehirlerinin yakınındaki Kildani’de, kil yada taş tabletlerin üzerine yazılmış Asur yazıtlarında bulunmuş olabilir. Kildaniler diyarına, İncil’de geçen Abraham'ın asıl evi olan "Ur of the Chaldeans" da denir.

"Lilith", İbranilerin kutsal kitabında geçen muhtemel vampirlerden biridir ve kitapta tasvir edilmiştir.İsaiah'ın kitabında geçiyor olsa bile Lilith'in kökleri daha çok Babillilerin "demonolojisine" benzer.Lilith geceleri bir baykuş görüntüsüne bürünerek dolaşan bir canavardı.Avlanmak için yeni doğmuş çocukları ve hamile kadınları arardı. Lilith, geleneğe uygun olarak Adem'in,"Adem ve Havva" olmadan önceki karısıydı, ama daha sonra şeytanın tarafına geçti çünkü Adem'e itaat etmeyi reddetti.Bir takım olağandışı tutkuları vardı ve doğal olarak kötünün gözüyle bakıyordu.Ve sonuç olarak Adem 'in ve Havva'nın çocuklarına (yani tüm insan soyundan olanlara) saldıran bir vampire dönüştü.  Vampirlerle ilgili söylenceler Akdeniz’deki Mısır, Eski Yunan ve Roma uygarlıkları boyunca süregelmiştir. Eski Yunanlılar, çocuklarını yiyen ve kanlarını içen strigae veya lamiae'ya inanırlardı. Lamia mitolojide Zeus'un aşığı olarak geçer, fakat Zeus'un karısı Hera ona karşı savaşmıştır. Lamia delirmiş ve kendi dölünü öldürmüştür. Daha sonra da geceleri diğer insanların çocuklarını da aynı şekilde öldürmek için avlanmıştır.  Örneğin, Yunanlılar ve Romalılar tarafından bilinen bir hikaye Mennipus adında genç bir adamın düğününden bahseder. Düğünde tanınmış bir filozof olan Tyana'li Apollonius çok güzel olduğu söylenen gelini dikkatlice inceler. Apollonius sonunda gelini vampir olmakla suçlar ve hikayeye göre (daha sonra bu hikaye MS 1. yy’da Philostratus isimli bir akademisyen tarafından anlatılmıştır) gelin "vampirizm"i kabul eder. İddiaya göre Menippus ile evlenmesinin sebebi elinin altında içecek taze kan bulundurmak içinmiş.   Vampir hikayeleri canavarların kiang shi. diye adlandırıldığı eski Çin'de de yer almaktadır. Aynı şekilde eski Hindistan ve Nepal'de de vampirlerin yaşadığı öne sürülmektedir (en azından efsanevi olarak . Mağara duvarlarındaki eski çağlara ait çizimlerde bir takım yaratıkların kan içtiği gösterilmiştir. Nepal’e ait "Ölümün Efendisi" elinde kanla dolu, kafatası şeklinde bir kadeh tutuyor ve kanla dolu bir havuzun önünde duruyor halde betimlenmiştir. Bu duvar resimlerinden bazılarının i.ö. 3000 yıllarına kadar dayanan bir geçmişi olduğuna inanılmaktadır. Rakshaslar, Vedas adı verilen eski kutsal Hindistan yazılarında tarif edilmiştir. Bu yazılarda (tahminen i.ö. 1500) Rakshaslar (yokediciler )vampirler gibi betimlenmiştir.Eski Hindistan hakkındaki bilgilere göre bir başka canavar daha vardı. Bir ağaçtan baş aşağı asılmış, yarasaya benzeyen ve kendi kanından yoksun bir canavar. Bu yaratığa 'Baital' deniliyordu.   Diğer eski Asyalılar Malezyalılar gibi "Penanggalen" adındaki bir çeşit vampire inanıyorlardı.Bu yaratık insan başına sahipti ama bütün organları dışarıdaydı. Ve diğer insanların, özellikle de küçük kurbanlarının kanını içerek yaşardı.  Tanınmış vampir yazarı Montague Summers'ın 1928'de yazılmış ve bir klasik olan "Vampir - akrabaları ve Yakınları” nda, İspanyol gezginlerin gelişinden önce vampirlerin Meksika'da yaşamış olabilecekleri söylenir.  Ayrıca Arabistan'ın da vampirden haberdar olduğunu yazmıştır.  Agul diye hitab edilen "Arap Geceleri Hikayeleri"nde vampir benzeri yaratıklar olduğunu yazmıştır;  bu insan eti yiyen bir hortlaktır.  Temeli ruhlara dayalı olan Afrika inançlarında da vampir efsanesine dair işaretler vardır. Caffre kabilesi bir ölünün tekrar geri dönebileceğine ve bir canlının kanıyla yaşayabileceği inancını benimsemiştir.  Bir çok vampir hikayesinin olduğu eski Peru'da ,genç birinin kanının içilerek şeytanın müritlerinden biri olunacağına inanılırdı. 

Çok eskilere dayanan ölüm korkusu, büyü, hayat veren kan gibi olgular egzotik diyarlardan ve eski çağlardan günümüze kadar gelmiştir. Bugün ise vampirlerin evrimi hala sürmektedir.

kan yaşamdır

Vampirleri nasıl açıklayabiliriz? Efsane mi yoksa sadece bir söylence mi, bir romantiğin veya gotik yazarların yazdığı bir hikaye mi?Ya da vampirler gerçek mi? 

Vampirlerin kökeni  hakkındaki genel kanı çoğunlukla ,1931 yapımı klasiklerden biri olan ve Bela Lugosi'nin oynadığı  "Dracula" filmiyle ortaya çıktığıdır. Kafamızdaki vampir imajı her zaman kültürlü bir Avrupalıdır, soylu sınıfın yaratığıdır,büyük ve kasvetli bir şatoda yaşar ve görkemli eşyalara sahiptir.Ama asla şarap içmez. Değişik bir damak zevki vardır ve bu da bizi ondan ayıran şeydir. Kan! Vampir kendisi sahip olmadığı için yaşayan bir canlıdan taze kan içmek zorundadır.

Son yıllarda Vampir kavramı Amerika'ya kadar yayılmıştır. Özellikle New Orleans çoğu zaman bu nedenden dolayı Amerikalıdan çok Avrupalı gibi görülebilmektedir. Anne Rice'ın Lestat'ı ve diğer filmlerdeki vampirler yada vampirle Görüşmenin verdiği vampirler hakkındaki bilgiler Kont Dracula'dan farklı değildir. Örneğin vampirler aynı şekilde bilgilidir, kültürlüdür, şıktır ve aynı zamanda canavar ruhludur. Ek olarak şehvetli ve baştan çıkarıcıdır. Bu da bizim modern Vampir görüşümüzün bir diğer unsurudur. Aynı zamanda Vampiri diğer kötü ruhlardan ve hortlaklardan ayıran unsurdur. Vampirler cinsel bir çekime sahiptir.

Ama kan tutkusu ve erotiklik vampirin tek özelliği değildir ya da anahtar kelime bu değildir. En önemli özellik vampirin ölü oluşudur.Bu da kafamızdaki ölümle ilgili tüm düşünceleri ve soruları bir anda ortaya çıkarır. Böylelikle ölüm hakkındaki kaçınılmaz korkularımız ve kabuslarımız, vampir hikayelerini beslemiş olur.   

"Kan yaşamdır," der Bela Lugosi'nin Dracula'sı (orijinal olarak İncil’de geçen bir sözcedir); daha sonra şöyle ekler ,"ölmek ,gerçekten ölü olmak ..Gerçekten görkemli bir şey olmalı.. "Ve bu eski zamanlardan gelen ölümün,yaşamın ve kanın önemini anlatan sözler vampirin çok eski çağlara dayanan gizemini de aynı şekilde açıklamış olur. İlk vampir Kont Dracula değildi. İlk vampirlerin kökeni İsa'dan asırlarca öncesine ,modern zamanlardaki sözde şeytansı vampirlerin büyük düşmanı olanlara kadar gider. 

Vampir efsanesi ilk uygarlıklardan olan Asur ve Babillilere  kadar dayanmaktadır. Asıl vampir bugün bildiğimiz kültürlü nazik Avrupalı aristokratlardan değildi. Vampir başlangıçta sadece bir canavardı!

gothic hikayeler_1

Ceset gelin..
bir zamanlar rusyadaki bir koyde yasayan genc bir adam varmis. evlenmek uzere olan bu genc yanina bir arkadasini da alip mustakbel karisinin yasadigi iki gunluk mesafedeki koye gitmek uzere yola cikmis.

ilk gece iki arkadas bir nehirin yaninda kamp kurmaya karar vermisler. evlenecek olan genc yerde kemikli bir parmaga benzeyen, garip gorunuslu bir degnek gormus. arkadasiyla degnek hakkinda sakalar yapmaya baslamislar ve evlenecek olan genc, altin evlilik yuzugunu cebinden cikarmis ve garip gorunuslu degnege takmis; ve degnegin etrafinda 3 kere dansederek yahudi dugun sarkisini soylemis, dansederken de butun evlilik yeminlerini yapmis, dualarini etmis. arkadasi da kendisi de cok egleniyorlarmis

eglenceleri toprak ayaklarinin altinda titremeye baslayinca kesilmis genc adamlarin. degnegin oldugu yer acilmis ve icinden deri parcalariyla kemiklerini bir arada tutan ve yirtik beyaz bir gelinlik giyen bir ceset cikmis. cesedin her yanindan solucanlar cikiyor, orumcek aglari sallaniyormus.

iki adam da korkudan donmuslar.

"ah", demis kadin, "evlilik dansini ettiniz, evlilik yeminlerini soylediniz ve parmagima bir yuzuk taktiniz; simdi sizinle kari ve kocayiz. gelin olarak haklarimi istiyorum"

korkudan ne yapacaklarini bilemeyen iki adam, evlenmeyi bekleyen kizin koyune kosarak kacmislar. dogruca koyun hahamina gitmisler.

"haham" demis adam nefes nefese, "sana sormam gereken cok onemli bir sorum var. diyelim ki ormanda yururken yerden cikan ve parmaga benzeyen bir degnek gordun ve varsayalim ona altin bir evlilik yuzugu taktin ve evlilik dansini edip yeminlerini ettin; bu gercek bir evlilik olur mu?

sasiran haham sormus, "boyle bir olay mi oldu?"

"yo yo hayir, elbette olmadi, sadece varsayiyoruz" demis adam

uzun sakalini dusunceli dusunceli sivazlayan haham "izin ver biraz dusuneyim" demis

ve o anda kapi acilmis ve iceri ceset gelin girmis. "parmagima yuzuk takip evlilik yeminlerini eden bu adam kocamdir, evlilik haklarimi istiyorum" demis kemikli parmagini genc adama dogru sallayarak.

"bu gercekten cok ciddi bir mesele" demis haham "diger hahamlara da danismaliyim".

cok gecmeden cevre koylerdeki diger hahamlar toplanmislar ve toplantiya girmisler. iki adam merak icinde kararlarini beklemisler.

ceset gelin ise evin onunde durmus, ayagini yere vurarak "dugun gecemi kocamla kutlamak istiyorum" diyormus.

bu sozler genc adamin bir yaz gecesinde titremesine neden oluyormus.

hahamlar toplantidayken adamin evlenmeyi planladigi kiz cikip gelmis ve neler oldugunu ogrenmek istemis. nisanlisi neler oldugunu anlattigi zaman kiz "aman tanrim, hayatim mahvoldu, butun hayallerim ve duslerim paramparca oldular, asla evlenemeyecegim, asla bir ailem olmayacak" diyerek aglamaya baslamis.

tam o anda hahamlar disari cikarak "gercekten altin yuzugu parmagina taktiktan sonra etrafinda uc kez dansederek yeminlerin tamamini yuksek sesle ettin mi?" diye sormuslar

kosede urkek bakislarla bekleyen adamlar onaylarcasina baslarini yukari asagi sallamislar.

ciddi yuzleriyle hahamlar tekrar toplantiya girmisler.

genc gelin aglamaya devam ederken ceset gelin evlilik gecesinde bu kadar bekletilmesine sinirlenmis soynelip duruyormus.

kisa bir sure sonra hahamlar disari cikip koltuklarina oturmuslar. "yuzugu parmagina taktiign, etrafinda uc kez dansettigin ve evlilik yeminlerini ettigin icin dugunun gecerli olduguna karar verdik. bununla beraber olulerin yasayanlar uzerinde hak iddia edemeyeceklerine karar verdik." demis hahambasi.

homurdanmalar gelmis beklesenlerden; ama genc gelin gercekten rahatlamis gorunuyormus

ceset gelinse aglamaya baslamis "yasam icin son sansim da boylece kayboldu" demis "duslerim asla gercek olmayacaklar, hepsi kayboldu" ve sonra cansiz bir bicimde yere yigilmis. acinacak bir sahneymis, kemikler gelinligin icinde, hareketsiz yatiyorlarmis.

ceset gelin icin uzulen genc gelin yere comelerek kemikleri eteginde dikkatlice toplamis, kemikleri bir bebek tutar gibi vucuduna yakin tutarak, "merak etme" demis "ruyalarini senin icin ben yasayacagim, senin umutlarini senin icin yasayacagim, senin cocuklarini ben doguracagim, ikimize de yetecek kadar cocuk doguracagim ve sen de cocuklarimizin ve onlarin cocuklarinin rahat yasamlar surduklerini ve bizi asla unutmayacaklarini bilerek huzur icinde uyuyabileceksin."

ceset gelinin gozlerini sefkatle kapatmis, onu sefkatle kollarinda tutmus ve yavasca nehir kenarina inmis, sig bir mezar kazmis ve onu dikkatlice icine yatirmis, yuzugu tasiyan parmagi uste gelicek sekilde kollarini gosunde birlestirmis ve gelinligini ozenle katlayip uzerine ortmus.

sonra fisildayarak "huzur icinde uyu, senin duslerini senin icin yasayacagim, merak etme, seni asla unutmayacagiz" demis.

ceset gelin hernasilsa mutlu gorunuyormus, sanki bu genc gelinin hayatini onun icin iyi yasayacagina inaniyor gibiymis. genc gelin, gelinlikle ortulu ceset gelinin uzerini yavasca toprakla ortmus, mezarin ustune kir cicekleri koymus ve etrafina tas dizmis.

genc kiz nisanlisina gitmis ve sade bir torenle evlenip uzun yillar beraber mutlu yasamislar. butun cocuklarina, onlarin cocuklarina ve onlarin torunlarina ve onlarin torunlarina bu hikaye daima anlatilmis, boylece ceset gelin ve onlara ogrettigi tutku ve bilgelik de asla unutulmamis..

gothic hikayeler_5

bu sabah sis düşmüştü şehre hiç bir şey görmüyordum yüregimin ışıgı gibi ama sebebsiz yere kendimi evden dısarı attım yürüyordum boş sisli sokaklarda birini bulmak umuduyla ama yavaş yavaş hayallerimi kaybettigim gibi ümidimi yitiriyordum sonra sisin ardında sesler geliyordu tıpkı bebegini kaybetmiş bir cocuk gibi koşmaya başladım sanki kendimden kacar gibi merak ediyordum kim odlugunu acab benim gibi umut arayan birimiydi diye bir agaç altında gördüm onu baktım bir kız sacları sim siyah sanki yüreginide ki oda gibi gözleri mas mavi sanki özgür oldugu deniz gibi teni pürüssüz dü eger yıldız oslam kayar giderdim yaklaşmaya başladım ama bir yandan korkuyordum kendi gölegem gibi sonra dedim ona neden aglıyorsun diye ağlamakdan gözleri şişmişdi oda bana dedi sevdigimi kaybettim diye bende ona dedim istersen gel beraber arıyak diye oda bana göz yaşlarını icersin de ufak bir tebessüm ile evet dedi o gülü görünce sanki şelanin arkasına güneş vurunca gök kuşagında ki renkleri gördüm birden biraz heycanladım tabii neyse elinden tutu onu ayaga kaldırdım sonra yürümeye basladık sisli şehirde birden sis yok olu verdi anlıyamamışdık bakdık sahildeyiz sehri agacı hatta denizi bilem ama sehir boş insanlar yokdu megersek bir birimizi arıyomusuz sehirde yagmur baslamısdı ıslanıyorduk o gün nedense hic bir şey hissetmiyordum acaba o kız hisslerimi mi calmısdı sanki yüregime giren gizli bir hırsız gibi ama düşününce anlamsız geliyordu belkide hepsi birer rüya belki de bir şizofrenik hayal belkide gecmişimden bir parca !!!!

gothic hikayeler_3

Gnn ilk ışkları gzlerine vrmaya bşlamıştı..uynmasına nedn oldu her zmnki kabuslarından .. gzlerini açmadn yavşça doğruldu olduğu yerde ayağa kalktı gzlerini haffçe aralayark ..neden uynmıştı ki ömr boyu uyuyamaz mıydı hç olmasa grdklerinn kabs ve gerçk omadığını biliodu o kabslarda yaşarkn .. sakknce yrümeye bşladı boş skkta evne doğru .. dha dorusu bulmaya çalıştığı evini .vardı aslında ama o kndini oraya ait hissetmyrdu .. hissetceğinide sanmıyodu yapma bir hayt dışrda o kdr grçk varkn … rengarenk süslü kıyafetler yumuşacık bir yatak ve uylması gerkn kurallar oysa o bunları istmiodu .yzündeki acı tebessüm kişiliğine yansıodu .. mor ve haffçe renk atmış gitar desenli tişörtü yine haffçe renk atmış siyh düz paça pantalonu boynunda siyh atkısı elinde mor hırkası çantası… canı çk sıklımıştı oysa gn yeni başlıyordu çantasını karıştırdı ve bir kç kurş buldu .simt aldı .çntsndan i-potunu çıkrdı ve Darlingi açtı .. tüm bedeni titriodu sabh serinlği ama bundn rahtsız olmadı rüzgrın her esişiyle mutlu oluyordu onu sevgidğini ve okşadığını düşünüyordu bu hoşuna gitti .sigarasını çıkardı. malbora yakmaya çalıştı rzgr izn vermedi bir an sinrlendi… ama nednsz yere haff bir tebssümle gülümsedi.. annesi olsa çk üzlrdü die düşndü annesni kaybedeli sadece bir kç ay oluyrdu üstüne üstün babasınn zırvlarını çekiodu yernden kalktı ve yürümeye devm etti şu anda red rose çalıyodu .. rahatlar gibi oluyordu saat 1 falandı .. yolda yürürken insanların ona garip bakşlar atmasndan bya rahtsz oluyordu … nedn bkılordı hç anlamıyrdu .. devm etti hava ısnıyodu .. şatosnun önüne glmişti .saat 2 gibiydi eve girdi babası yine işkence edrcesine bkıyordu tartşmaya bşladılar saçma salak sorular ve zırvalar hiç tepki vermedn odasına ilerledi odasına girdiğinde çantasını ve hırkasını bir kenara attı ve atkısını çıkrmaya bşladı aynaya bktı & tam o sırada kapın kilitlendiğini duydu .. yine hç bi tepki vermedi sadece göznden hffçe sıck bir yaş süzüldü .eğer annesi olsaydı … belki yaşamk istemiodu ama nedn ölckti ki .. lnt cehhnemdeki iblisle mi karşılaşacktı ve ya sorguya mı alnacktı hepsi ylndı onun içn … bu dnya kdr yalan ..
yaşmk içn hiç br sebebi yoktu.. ölmek içnde .. sadece yok olmak istiyordu .. yaşamı boyunca belki hiç bu kdr bunu arzulmamıştı … kısa kızl renkteki karmakaşışık saçlarına bktı.. gzlerini açtığnda aynanın dibindydi sanırm açlıktn bayılmıştı … hala başı dönüyordu .. saat 9 olmuştu çoktn .. yavşça doğruldu penceresindeki yangın çıkşına baktı..yavşça ayğını pnceredn salladınrdı ve basamakları inmeye başladı sonuna geldiğinde kapı kilityildi .. ama çk ine olduğu içn arsndn geçebildi .. koşrcasına sahile ileliyodu.. napmak istediğini bilmiordu tk istediği annesine….
Sahile vardı nefs nefeseydi saat 11 buçktu korkmuyordu .. arkasında siren sesleri duyuyrdu ve babsınn ona seslenişini..ama ne söylediğini anlmıyrdu. bi an kardeşi gldi aklına onu sefiodu belki de dünyada tek sevdiğiydi ama çk geçti arksını döndü yine küçük bir tebessümle glmsedi gznden bir dmla yaş düştü …
……. Ruhun uçtuğunu hissetti .üşmüyordu artık denizin yüzeyi baya yukardaydı nefes almıyordu alamıyordu .. gzlerii son kere açtı ve annesin elndn tuttu mutluydu …

gothic hikayeler_4

Bir zamanlar yer yüzünde kör bir genç yaşıyordu ve bu kör genç kendisinden nefret ediyordu,, çünkü kör bir yaşamı vardı..Göremediği için hiç birşeyi ve hiç bir kimseyi sevemiyordu herkesten ve her şeyden nefret ediyordu, ama kız arkadaşı hariç.Kör yaşamında sevdiği tek şey kız arkadaşıydı.

Bir gün kız arkadaşına eğer dünyayı görebilseydi onunla evlenmeyi kabul edebileceğini söyledi.Kız arkadaşı da onu çok mutlu ettiğini söyledi.

Günlerden bir gün şans gencin yüzüne güldü ve birisi ona bir çift gözünü bağışladı.Sonra genç herşeyi görmeye başladı.Ağaçları,çiçekleri; kısaca artık dünyayı görüyordu hatta kız arkadaşını bile.

Kız arkadaşı ona sordu;"Şimdi artık her şeyi görüyorsun, söylediğin gibi benimle evlenecek misin?" dedi.

Genç şoktaydı kız arkadaşını gördüğünde dona kalmıştı çünkü kız arkadaşı kördü!...

"Çok özür dilerim dedi genç seninle evlenemem çünkü sen körsün" dedi.
Kız çok üzüldü ve yaşlı gözlerle ordan uzaklaşmaya başladı biraz ileri gidince durdu ve geriye dönüp gence şunu söyledi ;

" LÜTFEN SADECE GÖZLERİME İYİ BAK "

gothic hikayeler_2

Sır ve zehrimi yükleyip bu intikam öyküsüne, anahtarsız bir mevsime ayarladım ölümü, ürkmesin diye yıldızlar.
Ve kalabalık hüzünde belki tekrar dirilmek üzere yalnız bir yağmur serdim düşlerime, kan damlıyor uykularımdan belki ama sabahlarıma güneş serdim...
Mevsimsiz bir ağrıdan geldim bu yağmura, geride bıraktıklarım, düş hekimleri, sargılı zamanlar, damakta akasya tadı ve ölümsüz yaban hikâyeleri...
Kumdan gözlerim, camdan heceler ararken, karanlığa inat ay ışığında saklı sırlar büyüttüm, öfkenin ve acının kuytusunda rüzgârın koynuna sanki yağmurlar çürüttüm...


geri sayım başLadı..
qerRi sayım:
9 canLı oLsaydın bile en fazLa..
8 kez kaçabiLiRdin azraiLin elinden...
7 düvele suLtan oLsaydın dahi bilgi veriN
6 mekan oLacaksana... en fazLa..
5 metre kumaş götüReceksin...kapatacaksın..
4 açsanda gözLeERini...bu dünya..
3 günLük fani dünya...azraiLin önünde..
2 kat olup yaLvaRsanda nafiLe... ßiL qi
1 gün öLéceksin...işte o zaman..
0 dan başLayacak herşeyy..
çünkü ölüm Bir oLluş değil, yEeniden doğuştuRr..!

DüŞLerimde puSLu ßir intikam, biLekLerimde bayat bir intihar..
0ysa õLünecek birşey yokmuŞ,
Sen qidince yaşanacak birsey oLmadiqi kadar..

gothic hikayeler

HER SABAH DÜŞÜNÜR OLDUM NEDEN BU KAPI ÇALMAZ DİYE HEP SORARIM KENDİME NEDEN GÜN IŞIGINDAN HOŞLANMAM DİYE KENDİME ACABA BEN BİR VAMPİRMİYİM İNSANLARIN KANINI EMİP RUHLARINI CALIP HAYALLERİNİ CÜRÜTEN BİRİSİMİYİM DİYE GALİBA BU LANETDEN HİC KURTULAMIYCAM GALİBA HER GECE BİR İNSANIN İYİLİK DOLU RUHUNU EMİP ONUN DA BENİM GİBİ LANET OLACAK AMA EN COK NEYİ İSTERDİM BİLİRMİSİNİZ KESKE BİR SABAH UYANIP O GÜSEL GÜNESİN IŞIGINDA ISINMAK İSTERDİM AMA OLMUYOR NE ZAMAN GÖRSEM RUHUM BENİ EN GELLİYOR NE ZAMAN BAKSAM GÖZLERİM YANIYOR BU SONSUZ LANETTEN NASIL KURTULACAM BEN ACABA HER GÜN SAHTE BİR HAYAT YAŞAYIP HER GÜN MASUM BİRİNİ ÖLDÜRMEKDEN USANDIM ARTIK BİRİ GELSE DE BENİMDE RUHUMU EMSE BENİ BU LANETTEN KURTARSA AMA OLMUYOR İŞTE HER GECE DEFALARCA AYNI ŞEY AYNI KADER NEYSE UMARIM BİR GÜN KURTULURUM UMARIM BİR GÜN BENDE DİGER NORMAL İNSANLAR GİBİ GÜN IŞIGINDA HİSSETMEK İSTERİM BELKİ DE BİR GÜLÜN KOKUS VE YA GÜSEL BİR YEMEGİN TADINI ANLARIN NEYSE BEN YİNE GİDİYİM BİR İNSANIN HAYALLERİNİ ENMEYE